İçeriğe geç
Aydınwebs
Blog

Blog

Google'ın Yapay Zekâ Özetleri ve SEO: Kurumsal Siteler Ne Yapmalı?

Arama sonuçlarının üstündeki yapay zekâ özetlerinde görünmenin garantili bir yolu yok. Ama kurumsal sitelerin bugün atabileceği makul adımlar var.

Üzeyir AYDIN5 dk okuma

Açık konuşalım: Google'ın arama sonuçlarının üstünde gösterdiği yapay zekâ özetlerinde nasıl yer alınacağını kesin olarak bilen kimse yok. Biz de bilmiyoruz. "Sizi AI Overviews'a sokarız" diyen bir teklif görürseniz, o teklifin geri kalanını da aynı şüpheyle okuyun.

Ama bilmediğimiz şeyi kabul etmek, yapılacak bir şey olmadığı anlamına gelmiyor. Bu özetlerin davranışına dair gözlenebilen birkaç şey var ve bunlar, yıllardır iyi SEO dediğimiz şeyle büyük ölçüde örtüşüyor.

Panik yapmak için bir sebep yok. Hiçbir şey yapmamak için de.

Bilgi sorgularında tıklama azalabilir, bunu kabullenin

Yapay zekâ özeti, kullanıcının sorusuna sayfanın en üstünde birkaç paragraflık bir cevap veriyor ve kaynaklarını bağlantı olarak gösteriyor. Kullanıcı aradığını orada bulursa hiçbir siteye tıklamadan aramayı bitirebiliyor. Bu etki özellikle "nedir", "nasıl yapılır", "ne kadar sürer" türünden bilgi sorgularında hissediliyor.

Search Console'da gösterimleriniz artarken tıklamalarınız yerinde sayıyorsa sebeplerden biri bu olabilir. Tek sebep olduğunu varsaymayın. Mevsimsellik, sıralama değişiklikleri ve rakiplerin hareketleri de aynı grafiği çizebilir.

Öte yandan "web sitesi teklifi", "Ankara'da yazılım firması" gibi ticari niyeti yüksek aramalarda kullanıcı zaten bir firmaya ulaşmak istiyor. Bu sorgularda özetin tıklamayı ortadan kaldırdığını düşünmüyoruz. Bilgi yazılarından gelen trafik biraz azalsa bile, kurumsal bir site için asıl değerli olan ziyaretçi bu taraftan geliyor.

Soruya iki cümlede cevap veren bölümler kazanıyor

Özetlerde kaynak gösterilen sayfalarda sık gördüğümüz bir ortaklık var: soruya net cevap veren bir bölüm. Uzun bir girişin sonunda değil, ilgili başlığın hemen altında, iki üç cümlede.

Bu, yazıları kısaltın demek değil. "Kurumsal bir web sitesi kaç haftada yapılır?" başlığının altına önce dürüst ve kısa bir cevap, ardından o cevabı neyin değiştirdiğini anlatan ayrıntıları koymak demek. İnsan okur için de doğru olan düzen bu. Yıllardır gördüğümüz "önce üç paragraf ısınma turu" alışkanlığının artık hiçbir karşılığı yok.

Uzmanlık iddia edilmez, gösterilir

Google uzun zamandır içeriğin arkasındaki deneyim, uzmanlık ve güvenilirlik üzerine konuşuyor. Yapay zekâ özetleri bu çizgiyi değiştirmedi, sadece daha görünür kıldı. Bir hukuk bürosunun sitesinde yazıyı kimin yazdığı, o kişinin hangi alanda çalıştığı, yazının ne zaman güncellendiği görünmüyorsa, içerik ne kadar doğru olursa olsun kaynak olarak seçilme ihtimalinin zayıfladığını düşünüyoruz.

Kurumsal sitelerde bunu somutlaştırmanın yolları aslında basit: yazar bilgisi, gerçek proje sayfaları, ekibin adı ve unvanı, sahadan örnekler. "Sektörünün öncüsü" gibi sıfatlar bu sinyallerin yerini tutmuyor. Hiçbir zaman da tutmadı.

Yapılandırılmış veri faydalı, ama sihirli değil

Organizasyon, yerel işletme, makale ya da ürün işaretlemeleri arama motorlarının sayfanızı doğru anlamasına yardım eder. Bunları yapın. Ama Google'ın kendi açıklamaları da yapay zekâ özelliklerinde görünmek için ayrı bir işaretleme ya da özel bir teknik şart olmadığı yönünde. Yapılandırılmış veri temel işlerin yerine geçmez, onların üstüne eklenir.

Aynı şeyi llms.txt gibi yeni dosya önerileri için de söyleyebiliriz. Etkisi henüz kanıtlanmış değil. Müşterilerimize bunu yapılacaklar listesinin üst sıralarına koymalarını önermiyoruz.

Markanızın adı sitenizin dışında da geçmeli

Yapay zekâ sistemleri bir firmayı yalnızca kendi sitesinden tanımıyor. İşletme profili, sektör rehberleri, meslek kuruluşlarının listeleri, haberler, müşteri yorumları... Markanızın adı güvenilir yerlerde ve tutarlı bilgilerle geçtikçe, bir arama motorunun ya da sohbet asistanının sizi o konuda bilinen bir firma olarak konumlandırması kolaylaşıyor.

Bunun en basit ve en çok ihmal edilen adımı, firma adı, adres ve telefonun her yerde aynı yazılması. Üç farklı adresle görünen bir firma, bir insana da bir makineye de güven vermez. Yerel görünürlüğün ilk adımı olan harita kaydını Google Haritalar'da öne çıkma yazımızda anlatmıştık.

Google tek oyuncu değil

ChatGPT gibi sohbet asistanları da artık soruların bir kısmına web'de arama yaparak cevap veriyor ve kaynak gösteriyor. Buradaki görünürlük Google'daki kurallara birebir bağlı değil, ama temel şartlar benzer: sitenizin taranabilir olması, içeriğin düz metin olarak okunabilmesi ve Bing gibi diğer arama motorlarında da indekslenmiş olması.

Burada sık gördüğümüz bir hata var. Bazı siteler yapay zekâ botlarını robots.txt dosyasında topluca engelliyor. Oysa bazı şirketler model eğitimi için tarama yapan botla, arama cevapları için tarama yapan botu birbirinden ayırıyor. Hepsini tek satırla kapatmak, farkında olmadan bu asistanların cevaplarında görünme ihtimalinizi de kapatabilir. Bir botu engelleyecekseniz, neyi engellediğinizi bilerek engelleyin.

Ölçüm hâlâ kusurlu, yine de bir şeyler yapılabilir

Bu alandaki en rahatsız edici gerçek, görünürlüğü ölçmenin zor olması. Klasik aramada hangi kelimede kaçıncı sırada olduğunuzu bilirsiniz. Bir yapay zekâ özetinde ya da bir sohbet asistanının cevabında adınızın geçip geçmediğini ise sistematik olarak takip etmek çok daha güç, çünkü aynı soru her seferinde farklı bir cevap üretebiliyor.

Elimizdeki araçlarla yapılabilecek birkaç şey var. Analitik aracınızda sohbet asistanlarından gelen yönlendirmeleri ayrı bir grup olarak izleyin; rakamlar küçük olsa da eğilim bir şey söyler. Sektörünüzle ilgili birkaç temel soruyu ayda bir farklı asistanlara sorun ve cevaplarda kimlerin geçtiğini not edin. En eskisi ve hâlâ en güveniliri de şu: yeni gelen müşterinize "bizi nereden duydunuz?" diye sorun ve cevabı bir yere yazın.

Bizim pozisyonumuz

SEO'nun öldüğünü söyleyenlere katılmıyoruz. Hiçbir şey değişmemiş gibi davrananlara da.

Değişen şu: birbirinin kopyası olan, "nedir" sorusuna uzun girişlerle cevap veren vasat içerik artık daha da az işe yarıyor, çünkü bir özet onu birkaç cümlede zaten veriyor. İşe yarayan, bir özetin kolay kolay üretemeyeceği şeyler: sahadan deneyim, gerçek örnekler, net görüş. Faydalı içerik güncellemesi sırasında söylediğimizi burada da tekrarlıyoruz: arama motoru için değil, soruyu soran insan için yazın.

Sitenizin bu yeni tabloda nerede durduğunu görmek isterseniz, SEO optimizasyonu tarafında önce mevcut verilerinize bakıp oradan bir öncelik listesi çıkarabiliriz.

Şimdi yapılacak 5 şey

  1. Search Console'da bilgi sorgularından ve ticari sorgulardan gelen tıklamaları ayrı ayrı inceleyin. İkisinin eğilimi farklıysa, kaybın nerede olduğunu görürsünüz.
  2. En çok trafik alan beş sayfanızı açın. Her ana başlığın altına, o başlıktaki soruya iki üç cümlede cevap veren bir paragraf ekleyin.
  3. Yazar, ekip ve proje bilgilerini görünür hâle getirin. Tarihsiz ve imzasız içerikleri gözden geçirin.
  4. Organizasyon ve yerel işletme yapılandırılmış verinizi kontrol edin; firma adı, adres ve telefonun her platformda aynı olduğundan emin olun.
  5. robots.txt dosyanızda hangi botları engellediğinize bakın ve bilinçli olarak koymadığınız her engeli yeniden değerlendirin.

Bunların hiçbiri garanti değil. Ama bir yıl sonra arama nasıl görünürse görünsün, bu beş işi yapmış bir sitenin yapmamış olandan daha iyi durumda olacağından eminiz.

Paylaş

Yazar

Üzeyir AYDIN

Teklif Al

İlgili Yazılar